yine bugün bardaklarımı
taşarcasına doldurdu yokluğun
kol saatimin
yelkovanına dolandı.
yine bugün bardaklarımı
taşarcasına doldurdu yokluğun
kol saatimin
yelkovanına dolandı.
Bazı şarkılar insan olsalardı
Onları kucaklayabilirdim
Sen bir şarkı olsaydın
‘İstanbulda Sonbahar’ olurdun herhalde
Renklerden ‘Mavi’
Afetlerden ‘Heyelan’ olurdun
Yüreğimi alıp da başka memleketlere
Götürüşünden anladım
Benim olsaydın
Ne iyi olurdu.
Sabahleyin saçların yanaklarımda uyanmayı
İstemiyor muyum zannediyorsun?H.Taşcıoğlu
Yazdıkların için aşık olan bir kadın , söylediklerin için terk eder. Bir başkasının kelimelerine kapılması an meselesidir.
Trende yapayalnız ağlamaktan daha kötü olan şey; artık yapayalnız ağlayacağınız trenlerin olmadığını bilmektir.
*
Bahçesinde geceleri rüzgârla sallanan bir ağacın olduğu o evin artık olmayacağını bilmek gibi…
Ya da sevdiceğin kucağında fotoğraf çektirmek için, aynı köşeye…
Kahraman: bana bak, sana bir şey söyliyim mi?
-söyle
- kimseye söylemek yok ama!
- iyi ya söylemem.
- yemin et bakiyim.
-valla billa söylemem.
-:ben ölücekmişim.
- ne var oğlum bunda yemin ettiricek?
- hiiiiç..ama abimle halit abim “duydun mu?” diye bağırdılar akşam bana. ben de korkudan “duymadım” dedim.
-sen sahiden ölürsen bilyalar nolucak?
- ne biliyim ben.
- bana versene?
- iyi ya, ölünce abimden alırsın.
- yaşa ulan!
..
(ağlamıyorum, gözüme birşey kaçtı.)
Dolmuşda en önce oturup da paraları uzatmak
Yalnızlığına çözümdü onun için.
Bir teşekkür, biraz göz teması
Hepsi bu kadar.
Taa ki..
Kırmızı ojeli tırnaklarla gönderilen
Uçak yapılmış bir beşlik eline gelene kadar.
-Hayallerime bir kişi uzatır mısın!
Bir yaşam şansı daha verseler
Kırlangıç olmak isterdim
Bir Limon Ağacı
Bir Midye
Düşünsene,
Yapraklarını avuçlayıp kokladığın bir limon ağacı.
Bir şehri sevdiren küçücük bir midye.
Balkonundaki çamurdan yuvada dünyaya gelen kırlangıçların en güzeli.
Avuçlarına dokunmak varsa
İki mevsim yaşayan
Kırlangıç olmak isterdim.